Çok güzel bir yazı olacak bu, hissedebiliyorum! Uzun uzun anlatabilirim, hatta abartıp birkaç yazı bile çıkartabilirim. Fakat uzatmayacağım.
Isparta’da ‘gül’ var diye bilinir. Yalan! Yanda gördüğünüz fotoğraftaki zımbırtının adı: ‘Gül Anıtı’. Isparta’nın girişlerinde var. Bunun dışında gülü andıran veya benzeyen bir şey yok!
Ha pardon, var. Özür dilerim, yanıldım:
Gül suyu var, gül kokan seccade, gül tespihi, gül sabunu, gül şampuanı, gül reçeli, gül kolonyası, gül mendili, gül lokantası, gül halıcısı, gül sokağı, gül caddesi, gül kenti var.
Gülün çevrilebileceği, gülden para kazandıracak ne varsa kullanılmış! Yani; Isparta’da harika(!) bir ticari zeka var. Memleketinize dönerken hatıra adına bunları alabilirsiniz.
***
Bir tane ‘Kafeler Caddesi‘ denilen sokak var. 100 metre bile değil. Topladığında bir elin parmakları kadar kafe var o sokakta. İstediğin kadar(!) gez, iç, eğlen. 12′de kapanıyor ama.
Güzel insanları var. Dükkanına girdiğinde verdiğin selamı almayan, öğrenciye gereksiz gözüyle bakan, aman aman oralarda gezsinler, bunlara ev vermeyin diyen insanlar… Elbette hepsi değil!
***
Süleyman Demirel var. Baba. Büyük usta. Şehrin padişahıdır. Her şehrin merkezinde Atatürk Heykeli olur, Isparta’da zat-ı muhteremin göbüşü bile özenerek yapılmış heykeli var. Binaenaleyh, şehirde seviliyor kendisi. Read the rest of this entry »
![isparta2 [640x480]](http://ogulcan.org/wp-content/uploads/2009/01/isparta2-640x480-300x225.jpg)





