Oğulcan.org

"Kötü insanları göstermek, sizi iyi insan yapmaz!.."

Archive for the ‘Süleyman Demirel Üniversitesi’ tag

Final Haftası Çince Öğreniyorum!

leave a comment

Finaller yaklaşıyor. Her sınav dönemi hep aynı hikaye aklıma geliyor. Öğrenciler olarak en iyi yaptığımız işler arasında “son gün ders çalışmak” gelir. Bir dönemin bütün yükünü, bir gecede, ezberler ve sınav geçeriz.

Sınavlara sayılı günler kala, ben yine o güzel hikayeyi anımsatayım:

Bir profesöre sormuşlar:
- Çince’yi ne kadar zamanda öğrenebilirsiniz?
Profesör biraz düşünüp cevap vermiş: “1 yılda.”

Bir öğretim görevlsine yine aynı soruyu sormuşlar. Görevli kendinden emin bir şekilde cevaplamış: “En geç 6 ayda.”

Hemen ardından bir öğrenciye sormuşlar:
- Çince’yi ne kadar zamanda öğrenebilirsiniz?
Öğrenci hemen atlamış:
- Sınav ne zaman? Yarınsa sorun değil, bu gece hallederim..

Maalesef durum böyle. Dersler arasında ikişer gün olsa bile, hep son ana bırakılır. E bir de vizeler kötü olursa? Haydi kolay gelsin, başarılar.

Written by Oğulcan

Mayıs 24th, 2010 at 10:35 am

Kulüp Etkinliği Düzenlemeden Önce

leave a comment

Geçtiğimiz günlerde “TTNET’le Geleceğini Netleştir” (etkinlik ile ilgili yazıyı buradan okuyabilirsiniz) etkinliğini SDÜ Bilişim Kulübü olarak düzenledik. Etkinliğe katılanların söylediği kadarıyla da başarılı bir iş çıkardık gibi görünüyor.

Peki elde ettiğimiz deneyimler neler? Yaptığımız hataların sonucunda edindiğimiz tecrübeler neler? Bir dahaki etkinlikte nelere dikkat etmeli?

  1. Etkinliğin tam programı, başlangıç ve bitiş saati belli olana kadar herhangi bir platformda duyuru yapmadık. Afişler ve broşürler elimize ulaştığında Facebook, Twitter gibi sosyal ağlarda, gerekli duyuruları yapmaya başladık. Etkinliğin tüm programını, detayları buradan belirttik.
  2. Üniversitenin en çok gezilen ve görülen yerlerine -izin alarak- afişlerden bol bol astık. Burada en önemli nokta giriş kapıları; katılım beklenilen bölümlerin panolarıydı. Kullandık!
  3. El ilanlarını, 5 gün önceden, ilk önce çarşıda büyük kafelere ve yakınlardaki marketlere bıraktık. Bunun yanında çarşıda da afiş asılacak yerlere yine afişleri astık. Birkaç gün arayla el ilanlarını yeniledik, afişlerin asılı olup olmadığını kontrol ettik.
  4. Etkinlik tarihi yaklaştıkça mail gruplarını aktif olarak kullanmaya, duyurmaya devam ettik. Mail gruplarındaki iletişimi yine Facebook üzerindeki etkinlik sayfasına yönlendirmeye çalıştık. (Facebook’taki etkinlik sayfası)
  5. En önemli nokta ise son gün oldu. Yeterince görevli ile, son gün üniversitenin tüm kalabalık noktalarında, daha önce hiç yapmadığımız kadar etkili şekilde el ilanlarını dağıttık. Katılım bir kısmı da buradan geldi. Read the rest of this entry »

Written by Oğulcan

Mayıs 6th, 2010 at 2:02 pm

TTNET Etkinliği Sonrası

leave a comment

3 Mayıs Pazartesi günü, Süleyman Demirel Üniversitesi’nde TTNET’le Geleceğini Netleştir etkinliği vardı ve ‘Bilişim Kulübü‘ tarafından düzenlendi. Etkinliğin gerçekleşmesinde rol oynayan birisi olarak, etkinliğin nasıl geçtiğini belirtmek istedim.

Öncelikle etkinliğe katkılarından dolayı, PDA Eğitim ve Danışmanlık’a ve TTNET‘e teşekkürler ederim. Yüksek katılımlı, etkileşimli ve oldukça faydalı geçti. 688 kişi -hatırladığım kadarıyla- katıldı ve bunların tamamına yakını da öğrenciydi.

Etkinliğin programı oldukça güzel hazırlanmış ve iyi düşünülmüş. Canten Kaya ve Abdulkadir Özbek’in sunumlarını izleyebildim; ikisi de herkes tarafından beğenilerek izlendi.

Etkinlik programı: Read the rest of this entry »

Written by Oğulcan

Mayıs 5th, 2010 at 6:24 pm

Isparta’dan Ne İstiyorum? #2

3 comments

İlk yazıda Isparta’yla ilgili yazıların ne kadar tepki aldığını belirtmiştim. İlk yazıyı okumadıysanız, okumanız tavsiye edilir: Isparta’dan Ne İstiyorum? Bu yazıda biraz daha açmak istiyorum durumu.

En çok okunan ve yorumlanan -daha çok küfür edilen- yazıdan birkaç örnek vereyim:

Gülün çevrilebileceği, gülden para kazandıracak ne varsa kullanılmış! Yani; Isparta’da harika(!) bir ticari zeka var. Memleketinize dönerken hatıra adına bunları alabilirsiniz.” (Devamı…)

Isparta’da, merkez civarında gül bahçesi ya da güller ile süslenmiş, gül yetiştirilen bir bahçe var mı acaba? Ya da yeşillendirme çalışmaları içerisinde; Isparta’nın simgesi olmuş gül ne kadar kullanılıyor? Gül sadece ticari bir araç haline gelmiş, bu kadar net!

Kış aylarında ‘defolup gideyim şu şehirden‘ dedirtecek kadar kötü kokan bir havası var! Kömür kokusu ya da azot. Rezalet yani..

Geçtiğimiz günlerde yapılan “Türkiye’nin En Yaşanabilir Şehirleri” arasında 7. olan Isparta’nın tek ve en büyük sorununa göz atan birisi, bu yazdıklarımda ne kadar haklı olduğumu anlayacaktır.

Süleyman Demirel Üniversitesi içerisinde, bir tabela var: “Süleyman Demirel Hatıra Ormanı” yazıyor. Tabelanın boyu en fazla 120 cm gelir. Ama o alanda tabeladan büyük ağaç yok…

Bu durum ilgisizlik değil de nedir peki? Örneğin, şehir çıkışında ilgilenildiği zaman ne kadar güzel olacağı ortada olan ağaçlık alanları bulabilirsiniz. Read the rest of this entry »

Written by Oğulcan

Ocak 22nd, 2010 at 9:32 am

Isparta’dan Ne İstiyorum?

2 comments

O kadar çok yorum alıyorum ki Isparta ile ilgili yazılarıma, artık patlama yapmanın zamanı geldi. Özellikle:
Isparta’da Ne Var? #1
Isparta’da Ne Var? #2
Isparta’da Ne Var? #3
başlıklı yazılarıma hemen her gün, içeriği küfür olan, tahrik edici ve birçok hakeret barındıran yorumlar geliyor.

Bir süredir, objektif bir şekilde düşünmeye çalışıyorum ve sürekli kendime: “Acaba abartıyor muyum?” diye soruyorum. Yazdığım yazıları tekrar tekrar okuyorum, yargılıyorum. Vardığım sonuç şöyle: Evet abartıyorum. Peki neyi abartıyorum? Açıklanması gereken işte bu kısım. Isparta’nın sadece kötü yönlerini yazdığım için abartıyorum o kadar! Gerisi ortada.

Isparta ile ilgili iyi bir şeyler yazmaya çalıştığımda ise (Isparta’da Ne Var? #2 yazısında olduğu gibi) insanlar, “tabii ki arkadaşlarını kayır” ya da “arkadaşlarından başkası yok zaten” tarzından; yine içeriğinde hakaret barındıran yorumlar gönderiyorlar.

Bahsetmek istediğim diğer bir durum ise insanlardaki -muhtemelen Isparta’da olanlar- “Ya sev, ya terk et!” hastalığı. Bu yorumları, yine hakaret içermediği sürece onaylıyorum. Fakat soruyorum: Bu düşüncede olan birisinin hakaret etmemesi mümkün müdür acaba? Read the rest of this entry »

Written by Oğulcan

Ocak 20th, 2010 at 8:15 am

Yukarı Uç