Oğulcan.org

"Kötü insanları göstermek, sizi iyi insan yapmaz!.."

Lord Kinross – Atatürk

1/52/53/54/55/5 ( 11 oy. Ort: 4,55 / 5 ) -

Loading ... Loading ...

yorum yap

Son 2 yıl içerisinde M. Kemal Atatürk ile ilgili 3 tane film yapıldı. Birisi “Mustafa“, öteki “Dersimiz: Atatürk” ve diğeri de geçen günlerde blogda eleştirdiğim Veda filmi. Üçünü toplasan bir tane sağlam biyografi etmez maalesef.

Lord Kinross’un Atatürk “Bir Milletin Yeniden Doğuşu” isimli biyografisi, ülkenin kurucusunu sevdiğini belirtmeye pek meraklı insanlarımız (Bkz: Facebook Grupları) için yazılmış. Başından sonuna kadar objektif, belgelere dayalı ve yalın bir anlatım mevcut.

Biyografi elbette Mustafa Kemal’in doğuşu ve doğduğu çevredeki yaşam ile birlikte başlıyor, ölümüyle beraber son buluyor. Kinross kitabı 3 kesime ve 60 bölüme ayırmış:
- Osmanlı İmparatorluğu’nun Gerileyiş ve Çöküşü
- Kurtuluş Savaşı
- Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğuşu ve Yükselişi

Lord Kinross, Atatürk biyografisini yazmak için uzun süre Türkiye’de kalmış ve önemli belgeleri bu kitapta kullanmıştır. Kitabın teşekkür kısmında dönemin Cemal Gürsel’e, Ankara Üni. İnkılap Tarihi Başkanı Prof. Enver Ziya Karal’a şükranlarını iletmiş. Türkiye’deki birçok arşiv o dönem ilk kez kendisine açılmış. Ayrıca 1920-24 arası İstanbul’da görev yapan İngiliz Büyükelçi Sir Horace Rumbold’un da notlarını kullanmış.

Resmi tarihin görmezden geldiği (Turgut Özakman her kitabında eleştirir kendisini) Ali Fuat Cebesoy’un Moskova Anuları’nı da ilk defa okunup, kitapta dikkate alınmıştır. [Devam et →]

Yazar: Oğulcan

Tarih: Temmuz 3, 2010

Katliamın 17. Yılında Sivas

1/52/53/54/55/5 ( 5 oy. Ort: 4,80 / 5 ) -

Loading ... Loading ...

1 yorum

2 Temmuz 1993′ün üzerinden tam 17 yıl geçti. Yine bir cuma günü ve yine çok sıcak! Katledilen, önce tutuşturulan sonra da yakılan 37 insandan bugün hala duman çıkıyor.

17 yıl sonra ilk defa ideoloji resmi tarihiyle yüzleşmeye karar verdi ve hükümetten bir bakan, ilk defa oraya; Sivas’a Madımak’a gitti. Tabii geçtiğimiz yıllarda gitseydi; et pişirilen bir restorantta ağırlanıp, karnını da doyurabilirdi. Maalesef bu fırsatı kaçırdı(!)

[Devam et →]

Yazar: Oğulcan

Tarih: Temmuz 2, 2010

Fight Club Neden Müthiş Bir Filmdir?

1/52/53/54/55/5 ( 9 oy. Ort: 5,00 / 5 ) -

Loading ... Loading ...

1 yorum

David Fincher yapımı (1999) Fight Club neden insanları bu kadar etkiledi? Bunu filmlere pek önem vermeyen bir arkadaşım sorduğunda yanıtlayamamıştım. Kendisi filmi izlemiş ve beğenmemiş üstelik gereksiz bulmuştu. Filmde Tyler Durden karakterini canlandıran Brad Pitt’in sözleri sanırım başlığın ve arkadaşın sorusunun cevabı oluyor:

[Devam et →]

Yazar: Oğulcan

Tarih: Temmuz 1, 2010

Veda Filminin Ardından

1/52/53/54/55/5 ( 10 oy. Ort: 4,80 / 5 ) -

Loading ... Loading ...

3 yorum

Zülfü Livaneli’nin Veda filmi, Can Dündar’ın Mustafası’na karşılık olarak yapılmıştı ve “Livaneli’nin Atatürk’ü” olarak lanse edilmişti. Filmin üzerinden epey vakit geçti ve ben yeni izleyebildim. Üzerine birkaç söz etmek istedim.

Veda filmi, Salih Bozok’un anlatımı şeklinde kurgulanmış ve Atatürk’ün son 2 saati içerisinde; Salih Bozok’un (kimdir?) oğluna yazdığı mektubun temsili olarak çekilmiş. Film yine çoğu Mustafa Kemal Atatürk filmi gibi klasik tarihten pek uzağa gidememiş. Can Dündar’ın Mustafa betimlesinin karşısında duracağından Atatürk’ün kişiliği anlatılmaya çalışılmış. Yine de yer yer bu amaçdan sapmış Livaneli.

Veda filminin, toplumda büyük bir tabu olan Atatürk’ü yıkmakla en ufak bir ilgisi yok. Hatta zaman zaman bu tabu desteklenmiş.

6-7 yaşlarında büyüdüğü çevredeki çocukların (ki o çocuklar yaşıtı oluyor) kıyafetlerini beğenmemesi, dindar bir anne tarafından yetiştirilmesine rağmen o yaşlarda bunun ona saçma gelmesi gibi; “Atatürk hep böyleydi” duruşu film boyunca vurgulanmış. Mango’nun Atatürk biyografisindeki klasiklerden, birdir bir oynarken eğilmemesi konusu üzerinde oldukça durulmuş. Bu da “Atatürk asla pes etmez” düşüncesiyle birleştirilmeye çalışılmış. [Devam et →]

Sansüre Karşı Ortak Platform

1/52/53/54/55/5 ( 6 oy. Ort: 5,00 / 5 ) -

Loading ... Loading ...

yorum yap

Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez

1. Internet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.

2. Türkiye’de bireylerin, kurumların, ve şirketlerin bilişim alt yapılarını istedikleri şekilde oluşturmaları ve istedikleri servislerden yararlanmaları engellenemez. Sansür ülke ekonomisine de kabul edilemez bir bedel yüklemektedir. Hukuka Aykırı, Ölçüsüz ve Keyfi İdari İşlem Demokratik Hukuk Devletinde Kabul Edilemez

3. 03 Haziran 2010 tarihinden beri Google servislerine uygulanan dolaylı sansür Anayasa’ya ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır. BTK ve TİB tarafından alınan karar ve uygulama ölçüsüz ve tutarsız bir uygulamadır. Bu konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, idarenin böyle bir yetkisinin olmadığı vurgulanmıştır. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talebi ile Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 17.06.2010 tarihinde YouTube sitesine erişim sağlayan 44 IP adresini engelleme kararı daha önce yapılan işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olduğunu ispatlanmıştır.

4. 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2010 tarihinde verdiği ek karar, yetki sorununu çözmüş bulunmakla birlikte, kullanıcıların anayasal haklarını dikkate almadığı için yanlıştır ve en kısa sürede kaldırılması gerekir. Sansür Amaçlı Kullanılan 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır

5. Erişim engelleme hukuka aykırı içeriği engellemede yetersiz bir yöntemdir. Mevcut engelleme yöntem ve araçlarının hiçbiri hukuka aykırı olduğu veya çocuklar açısından uygun olmadığı iddia edilen içeriğe ulaşmayı engelleyecek etkili bir çözüm sunmamaktadır. Erişim engelleme ile iddia edilen suçu işleyenden ziyade tüm Internet kullanıcıları cezalandırılmaktadır. Eğer filtre kullanımı gerekli görülüyorsa, bu kullanım bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir. [Devam et →]

Yazar: Oğulcan

Tarih: Haziran 29, 2010

Yukarı Uç