Çanakkale’nin Fethi!

Kategori: Kişisel

Dün 81 vilayetin birini kaybettik, vatan sağolsun!..

5.000 yıllık tarihimizin yüzde ikisine denk gelen 100 yıl kadar önce bir zafer kazanmışız ki; sorma!

10 asırlık devlet bile olmayan, fakat demokrasisini 2. yüzyılında ilan etmiş bir devlete karşı: ‘demokratik ülke kurma’ fikrinin tohumlarını atacak olan ilk savaşı kazanmışız.. Ne zaman? 18 Mart 1915, 94 yıl önce!

General Sir Ian Hamilton’ın Anafartalar cephesi için: ‘Bu cephe açılmazsa; savaşı kaybediriz!’ deyip, bu cephede sağladığı başarı(!) yüzünden görevden alındığı bir savaş..

Yerine gelen General Charles Monro’nun ise İngiliz Yüksek Savunma Konseyi’ne “Bu cephe tahliye edilmelidir” deyip, bu kadar övünme yetmezmiş gibi:  ”Gebe dağlar Türk doğurmaya devam ediyor. Bizim mevzilerimizin en yüksek ve en merkezi yerine birbirini kovalayan dalgalar halinde yükleniyorlar.” diye eklemesi…  Bakın: ‘Kelledoğuruyormuş dağlarımız!

Biz 18 Mart’ı Şehitleri Anma Günü olarak kutlarken, İngilizlerin bu günü askeri beceriksizlik ve felaket sembolü görmesi…

***
94 yıl sonra, bugün..

İşsizlikte Güney Kore ile yarışan Türkiye, bu sorun ile uğraşmaktan(!) ‘kellerine’ saygı duruşunda durmamıştır!

1.5 milyon Türkmen öldüğünde ses çıkarmayan, işini laf kalabalığı ile yürüten; fakat mevzu din kardeşliğine gelince mangada kül bırakmayan siyasiler tarfından; İsrail-Filistin savaşında Türkiye genelinde, okullarda saygı duruşu düzenlenmişti Hatırladınız mı?

Evet, aynı siyasiler bir gecede 15 şehit verildiğinde ise: ‘Çocuklar etkileniyor, göstermeyin şehitleri..‘ diye veryansın etmişlerdi!… Ülkemizin bir şehrinde şehit cenazelerinin topluluk halinde, sloganlar ile kaldırılmasını psikolojik sebepleri engel gösterip yasaklarken; diğer yandan bir savaşın saygı duruşunu yapan zihniyet…

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” sözünü etnik milliyetçilik sayanlardan millet olma bilincini artıracak davranışları kim bekliyor ki? Yada 10 kasımlarda yapılan saygı duruşlarını ‘Put gibi durmaya ne gerek var?‘ diye basitleştirenlerden..

***
Evet…

Bugün, 18 Mart 2009 günü Çanakkale içten fethedilmiştir, geçilmiştir!

Hani var ya…  Sapsarı ışıklı bir yerde, güneşi andıran; bahçesi yemyeşil bir kabirde yatan adam! Ve hani diyoruz ya: ‘Rahat uyu..’ ardına da ekliyoruz ya utanmadan: ‘O rahat uyuyor, merak etmeyin!’ diye… Bir düşümdüm de, acaba kim uyuyor?..

Bu yazıya yapılan yorumları, RSS ile takip edebilirsiniz. Dilerseniz (harika olur!) yorum yapabilirsiniz. Ya da geri izleme yoluyla kaynak gösterebilirsiniz.

“Çanakkale’nin Fethi!” için 3 yorum

  • klostrofobix
    19 Mart, 2009

    rahat uyumak siyaset işidir unutma… normal insanların işi değil…

  • 19 Mart, 2009

    o yatan adamın emanet ettiği gençlik uyuyor, e-posta zinciriyle herşeyin düzeliceklerini sanıyorlar bu kadar

  • 19 Mart, 2009

    Bu e-posta zinciri güzel mevzuymuş Göksel, sağol.

Yorum yap, fikrini belirt!